|
|
Bize Dadaş derler,Tarihlerde İzimiz var, Bize Dadaş derler Şehidimiz Gazimiz var, Bize Dadaş derler Altaylarda özümüz var.*ATA SÖZLERİMİZ,DEYİMLER,DUALARIMIZ,YÖRESEL YEMEKLERİMİZ,SOFRA ADABI,GİYSİLERİMİZ,KOMŞULUK İLİŞKİLERİ,YARDIMLAŞMA,MİSAFİRPERVERLİK,ZİYARET ve YAYLA GELENEĞİNİ BU SAYFADA OKUYUN *
|
|
|
Diyorlar Bizde |
Yaygın Ata Sözlerimiz |
Dualar |
Beddualar |
|
Çitin adı çeper Oğlakda gıdik Taya Kurik Köpeğe Gudik Fasulyeye Lobiye Bulgura hedik Mantıyada Hengel Diyorlar Bizde Telis çuval demek Pingelde Folluk Bütüne Tomari Tuluma tuluk Civcive Cücük Hindiye Culuk Patatese Kartol diyorlar bizde Un çorbasi herle Ahır bizde kom Bacaya buhari Manilaya lom Tentene danteldir tuman ise don Bedduaya gargış diyorlar bizde Sofra bezi dastar Samanlık Merek Bayata kerti Raflara Terek Çaydanlığa çaynik Kovaya Külek Havluyada peşkir diyorlar bizde Sandalyeye isdol Katı ise perk Bilmeceye mesel nadasada herk Masal hikaye ayrılma terk Yüz Örtmeye yaşmak diyorlar bizde Dilsizin adı lal Görmeyenin kor Bonyo yapmak çimmek Peynir ise lor Çökeleğe'de çoma diyorlar bizde Sosa anık kirişe hetil Geçen yıla bıldır yatağa mitil Kahverengi kavut bakraca sitil Yolluğada cecim diyorlar bizde Kadın elbisesi entari Çileye kelep Koyunlara davar sürüye celep Çamasıra esbap Gömleğe Köynek Büyük tasa badiye diyorlar bizde Mandaya Camuş Kediye pisik Sofraya peşkun danaya mozik Keçi yavrusuna gıdik Divanlara'da seki diyorlar bizde Dağ eriği Salor Su kaynagı göze Halaya bibi Yeniye teze Anaya Aba Teyzeye eze Mızıkçıyada Cığız diyorlar bizde
|
Birlikten dirlik doğar, Kızını dövmeyen dizini döver Bin bilsen bir bilene danış, Nekatarsan aşan o gelir başan Yazın gölge hoş kışın çuval boş Armudun iyisini ayı yiyer Davulun sesi sonradan çıkar Dağ dağın üstüne olur ev evin üstüne olmaz Gizli boğaya gelen eşkere doğar Düğün yemeği ile it tavlanmaz At yedi günde it yediği günde Ekersen hozan olursun hızan Kork Korkmazdan utan utanmazdan- iti üregen sahibi yapar-At sahibine göre kişner Ne kurdu gör nede ihlası oku Ac it fırın yıkar-Her öküz bir çubukla sürülmez-it ite itte kuyruğuna buyurur-Köyden köye it ürmez-Oğluma kızıma kalmadı Bogazıma -Ağzı açığın malını gözü açık yer-İt ile hatıla girilmez Dövme el kapısını döverler kapını- Martta merek abrelde gerek-Çürük tahta çivi tutmaz- Mart kapıdan baktırır-Kazma Kürek yaktırır. |
Allah ömrün uzun ede Allah Oğul uşağan bağışlasın Allah kaza bela vermesin Allah Muradın versin Allah fırsat versin Allah sevdiğen kavuştursun Allah bir yastıkta kocatsın Allah işin ehsan etsin Allah yolun açık ede Allah darda koymasın Allah işin rasgetirsin Allah görünür görünmez kaza beladan saklasın Allah şifalar versin Toprağa el ata altın tutasın Ömrün su gibi uzun olsun, İki cihanda yüzün ağolsun Her nereye gidersen ayağın taşa gelmesin Birin bin olsun,Yolun açık olsun ğurlar olsun Rahmet geçmişleren Allah Rahmet etsin Allah yardımcın olsun Hızır yoldaşın olsun, Ellerin dert görmesin, Babana rahmet Allahın duası olsun Allah selametlik versin Allaha emanet olasın
|
Gözlerin avucuma gele Boyun devrilsin-Yatasın yanım kalkasın canım diyesin. Seni büyümeyesin- Boyun çıkmiye-Ellerin koynunda kala-Kara haberin gele-Zukkum yiyesin-Ellere kalasın Ocağın söne-Kapın kapalı kala-Kapına kara kilit vurula- Parça pıllik olasın-ommiyesin Zürriyetin kurusun-Sürüm sürüm sürünesin-Yerin dibine giresin-Torpağ başşaan-Allahtan bulasın Karnan ateş dola Tavukların kırıla-Ağu içesin- Koltuğan davun değe- Ettiğin kadar çekesin-Beni Kadar taş düşe başan-Ellarin kırıla Gözün çıka-Din iman dilenesin-Derdin ola dermanın olmaya Cenazen kalka,Adın ellere kala-yarı mezilde kalasın-Senden doğanda sene ede- Deli ola da dağlara düşesin-Südün batsın Hışıma gelesin-Gözün yaşı kurumasın
|
|
Yöresel Deyimler |
Ne Anlama Geldiği |
Yöresel Giysilerimiz |
Kültür,Gelenek,Görenek ve Yöresel Yemekerimiz |
| Donğuztopu
Gergide Kalmak
Kollo koto dökmek Dana doluk:
Kıçkırmak
Yessir olmak
Kor pisik
Kefter Küş Yerden yığma
Gavle girmek Mesel satmak
Burun bükmek Muhat olmak
Arka çıkmak Gelirsem çığnarım
Yoresel agızlar Aniko Babiko Eze Nene Bıldır Kartol Lobiye Külür Lazut Marşapa Badiye Kod urup Kodik Kuşğa Tejgere Köynek Tuman Papak Kefiye Merek Kom pin Mısmar Tuluk Dam Zibil Gındilik Kırçikli Kor araba yuymak Çimmek Bibi Emi kaftan İstikan Guşgana Gollik Horata Şamata Kırtik Tekmük Urba Durik Peştemal Tar Mıh Buhari Zırza Gıllanmak Singece Ako İsdol Peşkun Asbap Seğirtmek Pisik Yeniş Hatıl çelep culuk cücük Sürgüç Kerti Teze Kehlan Kadana Kappik Metelik Kayğana Küze Göze Gön
|
Yusyuvarlak
Gerili kalmak
Yağ Yakmak
Yaşı ufak Oturmak
Esir olmak Nankör
Korkunç hayvan
Kısa ve şişman Bahse
girmek Bilmese sormak
Nazlanmak
Sahip çıkmak Destek
olmak Döverim
Ne Anlama Geldiği Ana Baba Teyze Nine Geçen yıl Patates Fasulye Bezelye Mısır Kulplu su tası Büyük Kase Buyuk Tahıl Olçeği Küçük Tahıl Ölçeği Orta Tahıl Ölçeği Sınır Taşı Tahta Teskere Gömlek Don Yün Başlık Boyun Atkısı Samanlık Ahır Kümes Uzun Çivi Şişman Çatı Çörçop Çember Dağınık Saçlı Kağnı Yıkamak Banyo yapmak Hala Amca Kadınelbisesi Bardak Tencere Kısa boylu Konuşma Yüksekseslekonuşma Küçük parça Tekme Elbise Küçük Torba Önlük Tavuk tüneği Çivi Baca Sürgü Yuvarlanmak Sinsi Arkadaş Sandalye Sofra Elbise Koşmak Kedi İniş Kiriş Sürü Hindi Çivciv Ağaç lifi Bayat Yeni Büyük ... Yük Atı Bozuk para En ufak parabirimi Omlet Ağaç su kabı Su Kaynağı Hayvan derisi |
Erkek Kıyafetleri Fes :Şapka Kanunun Çıkışına kadar Erkekler başlarına fes örterlerdi. Ahmediye :Püsküllü olmayan fes veya terlik üzerine desenli bezden yapılmış atkı biçiminde bir kez sarılarak başa giyilen bir başlıktır halen bu şekilde başlık takınan yaşlılar mevcuttur. Şal ceket ve pantolon:Şal Kuzu yününden kadınlar tarafından teşi ve çıyrıkla eğrilen çok ince ipten (Kuyu) adı verilen tezgahlarda taraga alınıp dokunan özel kumaşlardır.Günümüzde kullanılmamaktadırlar. Dizleme Çorap:Tamamen koyun yününden eğrilmiş olan iplikten yapılır elde şişle örülen çoraplara kendi renginden veya renkli ipliklerden desenler (nakış)konur.dize yakadar olan çorabın birde püskülü bulunur.Ayaga giyildikten sonra Külotlu (ingiliz kilodu) pantolonun dar paçalarını içine alacak şekilde dize kadar çekilir.Günümüzde kullanılmamaktadır. Eldiven : Koyun yününden eğrilerek dokunur.Erkek eldivenleri düz,kadın eldivenleri ise Nakışlı olarak şişle örülür.Günümüzde kullanılmamak- tadır Çarık: Çarıklar ayakkabı olarak kullanılırdı ve büyük baş hayvan derisinden yapılırdı. İngiliz külotu Pantolon:Üst tarafı geniş alt tarafı daralan kumaştan veya şaldan yapılan ve halen süvariler tarafından kullanılan bir giysidir. Kadın Kıyafetleri:Günümüzdede olduğu gibi geçmiştede kadınlar kumaş olarak kendileri biçer dikerler veya elinden iş gelen kadınlara diktirirlerdi. Peştemal : Tamamen koyun yününden eğrilmiş iplikten (Kuy) denen tezgahlarda dokunan kumaştan yapılır.ve bele bağlanarak kullanılırdı. Kofik :Kadınların başlarına takarak üzerine altın gümüş veya süs takıları takılan silindirik bir başlık türüdür bazı köylerde halen kullanılmaktadır. Leçek :Kadınların başlarına örttükleri beyaz ince bezden yapılmış bir tür örtünmeye ait giysidir.Yöremizde halen Kullanılmaktadır. Şal Atkı :Anadolu Kadınını Özellikle Yöremiz ve doğu Kadınını En Önemli giysilerindendir. Kadınlarımız Dışarı Çıktıllarında misafir gittiklerinde ve özel günlerde bu giysileri mutlaka örtünürler Kalın ve yün dokuma olan bu giysi Baş örtüsü üzerine örtülür yün kumaştan yapılmıştır. Vala :Özellikle genç kızlar tarafından özel günlerde örtünülen ve Gelin duvaklarının süslenmesinde kullanılan çeşitli renkere haiz desensiz ince kumaştan yapılmış örtülerdir. Bugünkü Modern Eşarplara benzetilebilir. |
Yayla Geleneği:Yöremizde Bulunan Tüm Köylerin Yaylaya cıkma geleneği ve her köyün bir yaylası vardır.Bu yaylalar Yüksek rakımlı bolgelerde kurulmuştur. Yaylalar Genellikle yaz aylarına özgü yerleşim yerleri olmalarına karşın bazı yaylarda kış aylarıdada kalındığı bilinmektedir. Yaylaya çıkmaya genellikle mayıs ayının son haftası ile haziran ayının ilk haftasında başlanır.Yaylaya çıkma günü Köy ihtiyar heyetince ve köy ileri gelenlerince belirlenerek Görevli bekçi vasıtası ile (Yüksek bir bacada Bagırtılarak) halka duyurulur tabi bu habere en çok çocuklar sevinir.Hazırlıklar yapılarak yalaya çıkmadan birgün önce agırlıklar götürülür (Yayla evlerinin kapıları,un,Tahta vesair) Kadılarda ö güne özel Çörekler pişirirler Göçler Kagnılara yüklenir Genç kızlar ve gelinler Atlara binerek çok büyük bir neşeyle yaylaya çıkılır. Yayla zamanı Yaşlı,çocuk, gençler ve herkes için neşe dolu bir dönemdir.Nihayet yemyeşil dagların sararması çiğdemlerin yeniden çıkması poyrazın soğuk,esmesi,kelebeklerin uçuşmması kuşların göç etmesi,ayrılık zamanın haberini veririrki bu insanlara hüzün verir.Yaylaların inişleri çıkışları gibi neşeli olmaz.Yaylalardan Dönüşlerdede yine o güne özel Fırın Ketesi yapılır. Komşuluk ilişkileri : Yöremizde komşuluk ilişkilerine büyük değer verilir ve bazı komşuluk ilişkilerinin akrabalıktan daha ileri düzeyde geliştiği gözlenir.Komşular birbirinin Mutluluk ve acılarını paylaşırlar.Hasta olanlarını ziyaret eder,yaşlı olanlarına büyük sayğı gösterir Askere gidenleri davet eder ve ikramda bulunarak yalavurur(yocueder) Eskiden köylerimizde bu guzel hasletler en ileri düzeyde iken günümüzde bu güzel hasletler azalmış ve komşuluk bağları gevşemiştir. Misafirperverlik:Yöremiz İnsanının bugunde sahip oldugu güzel hasletlerdendir.Aynı köy içerisinde yakınlar ve komşular birbirlerine gece misafirliklerine giderler.Ayrıca Başka köylerden veya başka bir yöreden gelen ve akrabası olmayan yabacılarda Konak sahipleri tarafından veya köylüler tarafından agırlanır ve misafir edilir.Köyler arası vasıtaların olmadığı eski yıllarda insanların yürüyerek gittikleri uzun yolculukları sırasında Yol üzeri olan köylerde bilhassa o köyün ileri gelenlerince misafir edinilirlerdi.Bazı ise "Köy odaları"bulunur gelen misafirler burada ağırlanırdı.Kim,ve ne millet olursa olsun misafire karsı büyük hürmet duyulur ve önceden misafir için ayrılmış en güzel yiyecekler ikram edilir.Gelen misafir tanınır birisi ise komsuları Konanak sahibinin evine misafire hoş gelmişsine giderler.Hatta uzun süreli ve tanıdık misafirler Komşular tarafından evlerine davet edilir.Bu Geleneğimiz halen yürütülmektedir. Yöresel Yemeklerimiz Çorbalar:Ayran aşı,(çorbası)Bulgur corbası,Kesme çorbasıTırta(uncorbası) Herle,kavrulmuş un çorbası Gendime çorbası,Sutlü çorba. Yemekler:Döner,Haşlama,Saç kavurması,Kuru fasulye Pilav,Patates kızartması,Guymak,Peynir kuymağı, Mıhla,Kayğana. Hamur İşleri:Bişi,Kete,Katmer Bağaç,Erişte Mantı,sivirtme,Çorek,Mafiş,Kaymaklı,Lokum Sofra adabı:Yemekler Genellikle (Peşgun) denilen sofra üzerinde yenir.Kurulan sofraya evin büyüğü olan kimse o oturmadan kimse sofraya oturmaz Besmele ile başlanır yine baba yemeğe başlamadan kimse başlamaz Yemekler genellikle tek bir kap içerisinde yenir. Kadın ve erkeklere ayrı,ayrı sofralar konur çocularda kadınlarla birlikte oturur.Sofrada hizmet evin hanımı tarafından yapılır gelini varsa gelin tarafından yapılır.geleneğe göre yakın zamana kadar gelinler kayınatalarla birlikte sofraya oturmazlardı.Sofrada kırıntı ve parça ekmek bırakılmamasına özen gösterilirdi.Çocuklara da ekmek kırıntısı yemeleri halinde para bulacakları söylenerek israfı önleme alışkanlığı kazandırılmaga çalışılır.
|